Gebelikte neler yasaktır

GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) NELER SERBEST? NELER YASAK?
HAMİLELİKTE NELER ZARARLI? NELER ZARARSIZ?
Gebeliğin başladığı andan itibaren anne adayı için yepyeni bir dönem başlamaktadır. Artık karnında kendisinden başka bir de bebek taşımaktadır ve her hareketinde onu da düşünmek zorundadır. Gebelik süresince değişen sadece annenin vücut şekli veya kilosu değildir, hayat tarzı, yeme-içme alışkanlıkları, hareketleri kısacası hemen hemen bütün hayatı değişir. Bu nedenle anne adayı bu değişikliklere uyum sağlamalı, dikkatli ve bilgili olmalıdır. Yaptığı her hareketin, yediği içtiği herşeyin gebeliğine ne tür etkileri olabileceğini bilmelidir. Bunlara dikkat ederek daha problemsiz ve huzurlu bir gebelik dönemi geçirecektir.
Burada genel olarak gebelikte süresinde dikkat edilmesi gereken yasaklar ve serbestlikler sıralanmıştır. Burada bilgiler sadece madde madde kısaca sıralanmıştır, her biri hakkında detaylı bilgiye yanındaki >> işaretine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Dikkat ediniz: Buradaki bilgiler normal ve herşeyiyle problemsiz bir gebelik için yazılmıştır, ancak gebelikte problem veya ekstra bir durum varsa bu kriterler değişebilir. Örneğin normal bir gebelikte otomobil yolculuğu serbesttir ve hiçbir sakıncası yoktur ancak kanama olan bir gebelikte veya diğer bazı problemlerin varlığında otomobil yolculuğu sakıncalı olabilir.

Gebelikte neler serbesttir, zararsızdır?
– Araba Kullanmak >>
– Otomobil yolculuğu >>
– Uçak yolculuğu >>
– Yürüyüş >>
– Koşma (Aşırı ve uzun olmamalı) >>
– Yüzme >>
– Egzersiz (Aşırı ve uzun olmamalı) >>
– Cinsel İlişki (Kanama ve erken doğum tehtidi yoksa) >>
– Saç boyatma >>
– Epilasyon, ağda >>
– Çay, kahve, kola, bitkisel çaylar (Az miktarda) >>
– Balık, ton balığı >>
– Emniyet kemeri >>
– Akupunktur >>
– Cep telefonu (Aşırı kullanmak önerilmez, açıklamayı okuyunuz) >>
– Manyetik güvenlik kapıları (Alışveriş merkezlerinde, havaalanlarında) >>
– Metal arama detektörleri (Güvenlik görevlilerinde) >>
– Mikrodalga fırın >>
– Omega 3 (Balık yağı) >>
– Kedi, köpek, kuş beslemek (Dikkat etmek gerekir) >>
– Vejetaryenlik >>
– MR çektirmek >>
– Vajinal muayene ve ultrason >>
– Bebeğe müzik dinletmek >>

Gebelikte neler yasaktır, zararlı olabilir?
– Sigara >>
– Alkol >>
– Uyuşturucu maddeler >>
– Röntgen >>
– Tomografi (CT) >>
– Tatlandırıcılar >>
– Sauna, hamam, kaplıca >>
– Çiğ et, çiğ köfte, iyi pişmemiş yumurta, pastörize edilmemiş süt

pelvik inflamatuar hastalık (PID)

TUBOOVARYAN ABSE (TOA)
Tuboovarian abse (Tubo-ovarian abse) (Tuboovaryan abse) (Tubaovarian abse) (Tubaovaryan abse) gibi değişik şekillerde yazılabilmektedir ve TOA şeklinde kısaltılmaktadır.

Tuboovaryan abse; tuba (tüpler), over (yumurtalık) ve etraftaki barsak gibi diğer dokular arasında oluşan absedir.

Çoğunlukla pelvik inflamatuar hastalık (PID) ‘nin bir sonucu olarak oluşursa da bazen bir karın ameliyatını takiben veya apandisit, divertikülit gibi durumları takiben de oluşabilir. Çoğunlukla tek taraflıdır. Tüm PID olgularının yaklaşık %25’inde TOA gelişir.

Belirtiler:
Pelvik (alt karın) ağrı, ateş ve kanda beyaz küre (lökosit) yüksekliği başlıca bulgulardır. İleus (barsak hareketlerinde yavaşlama, durma), bulantı, kusma, septik şok belirtileri de oluşabilir.

Tanı:
PID tanısında olduğu muayene dışında kanda beyaz küre (lökosit) yüksekliği, ateş, sedimentasyon ve CRP değerlerinde artış önemli bulgulardır. Ultrasonda çoğunlukla TOA’ya ait kitle görülebilir. Abseye ait kitlenin başka kitle yapan durumlardan ayrılmasında zorluk çekildiğinde tanı için tomografi gerekebilir.

Tedavi:
Tedavide öncelikle çoklu antibiyotik tedavisi denenebilir. Sadece antibiyotik tedavisi ile %30-80 arasında değişen oranlarda başarı elde edilmiştir ve antibiyotik verilen hastaların yaklaşık %25’inde ameliyat gerekmiştir. İlk 72 saat içinde antibiyotiklere yanıt vermeyen abse olgularında cerrahi tedavi düşünülmelidir.

Ameliyat ile absenin boşaltılması laparoskopik ya da açık ameliyat (laparotomi) şeklinde yapılabilir. Bazen ameliyatta özellikle artık çocuk istemi olmayacak hastalarda abse boşaltımı dışında tüplerin ve yumurtalıkların hatta rahimin alınması gerekebilmektdir.

Ameliyat yapılmadan ultrason eşliğinde (veya CT eşliğinde) iğne ile absenin drenajı ve sonrasında antibiyotik tedavisi ile de yüksek oranda başarı elde edilmiştir.

Rüptüre abse varlığında yani absenin patlayarak karın içine dağılması durumunda kesinlikle ameliyat gerekmektedir.

Vezikovajinal fistül

VEZİKOVAJİNAL FİSTÜL
Vezikovajinal fistül mesane (idrar kesesi) ile vajina arasında bağlantı (kanal) olması durumudur. Normalde böbreklerden gelen idrar idrar kesesinde birikir ve oradan üretra denen boru şeklindeki organ ile dışarıya atılır. Vezikovajinal fistül varlığında ise idrarın bir kısmı idrar kesesinden vajinaya geçer ve oradan dışarıya sızar. Hasta vajinasından idrar veya bir sıvı gelmesinden şikayetcidir.

Vezikovajinal fistül doğum veya geçirilmiş ameliyatlara bağlı oluşabilir. Radyasyon tedavisi veya serviks (rahim ağzı) kanseri diğer sebepleri arasındadır.

Tanı:
Vezikovajinal fistüle bağlı kanalın ağzı bazen vajina muayenesinde görülebilir. İdra kesesine verilen metilen mavisi gibi renkli sıvının vajinadan geldiği de görülebilir. Bazen damar yoluyla verilen indigo karmen boyası da tanı da yardımcı olabilir. Özellikle fistül mesaneden değil de üreterden geliyorsa bu durumda mesanaye verilen metilen mavisi vajinadan gelmeyecektir fakat damardan verilen indigo karmen üreterden vajinaya geçebilecektir.
Sistoskopi (idrar kesesinin kamera ile gözlenmesi) ile mesane içerisindeki fistül deliği görülebilir.

Tedavi:
Tedavide hemen her zaman ameliyat gerekir, nadiren çok küçük fistüllerin mesaneye sonda yerleştirilerek (4 hafta) beklenmesi durumunda kendiliğinden iyileştiği bildirilmiştir.
Ameliyat karın yoluyla (transvezikal yaklaşım) veya vajinal yoldan yapılabilmektedir.
Karın yoluyla yapılan transvezikal ameliyatta idrar kesesi açılarak fistül ağzı bulunur ve onarılır.
Vajinal yol özellikle aşağı yerleşimli kolay ulaşılabilecek fistüllerde tercih edilir ve bu yöntemde fistülün vajina duvarında oluşturduğu delik bulunarak idrar kesesi ve vajina onarılır.
Hastaya ameliyattan sonra yaklaşık 2 hafta mesane sondası takılı kalır.